artSümer, Sezonu İki Yeni Sergiyle Açtı

20-09-2017

artSümer Karaköy’deki yeni galeri mekanının açılışını, Gözde İlkin ve Erdal Duman’ın eşzamanlı sergileri ile gerçekleştiriyor. Gözde İlkin’in “Gaipten Gösteri”, Erdal Duman’ın “Casus Belli” başlıklı sergileri 11 Eylül – 25 Kasım 2017 tarihleri arasında izleyicilerle buluşuyor.

Gözde İlkin'in “Gaipten Gösteri” başlığı altında açılacak olan sergisi, toplumsal ilişkilerde çatışma süreçlerinin, yeni yöntemler keşfetme ve birlikte yaşam pratiklerine dönüşme ihtimaline odaklanır. Çözüme ulaşmayan, belirsiz dönemler ve vaadler karşısında zaman-yer ve ilişkilere göre şekil alan ortaklıkları betimler. “Gaipten Gösteri”, sanatçının 2015-2017 süresince, bulunmuş ve lekelenmiş kumaşlar üzerine el dikişi ve boya gerçekleştirdiği bir seridir. Kumaş, malzeme ve biçimin birbirini ağırladığı ortak bir zemin olarak işler. Zeki ve usulca oluşturulmuş politik içeriğinde ise figürler yine kimliksiz ve amorf bir şekilde izleyiciyi karşılar.

Erdal Duman’ın “Casus Belli” başlığı ise çalışmalarında sıkça karşılaştığımız bir kelime oyununu içeriyor. İngilizce tanımı savaş nedeni, savaşı meşrulaştıran sebepken Türkçe’deki anlamı da serginin bir parçası olarak kullanılıyor. Çalışmalarda kelime oyununun yanısıra alışılagelen bir başka şey de savaşa referans veren gizlenmiş veya saklanmış unsurları oluyor. Duman’ın çalışmalarında insanın en büyük savaş makinesi olduğuna dair izler bulmak mümkün. Duman’a göre insan beyni, manipülasyon ve yalan kapasitesi ile tüm silahların üst aklı olan en korkunç silah oluyor. Önceki dönem çalışmalarında soyutlaştırdığı ve estetikleştirdiği silah, bomba ve (ilkel silahları temsil eden) kemikler üreten, sonrasında itham gücü ve şiddeti işaret eden bir unsur olarak parmakları kullanan Duman’ın, “Casus Belli”deki işleri ise daha kavramsal bir derinlik kazanarak savaşa dair üstü kapalı bir insandışılaştırmayı konu ediniyor.

İlkin ve Duman’ın çalışmaları estetik olarak zıtlık taşıyor. İlkin eserlerini kumaşları boyayarak ve dikerek, Duman ise yerleştirmelerinde metal, cam ve polyester gibi malzemeler kullanarak oluşturuyor. Ancak içiçe kurgulandığında işler her geçen gün daha da askerileşen dünyamıza dair yıkıcı tepkileri temsil eden bir örgü halinde vücut buluyor. Toplumların kimliksizleştiği, insanların sayı olarak anıldığı bir dünyayı işaret ederken bir ironi olarak insanoğlunun doğayı/doğal kaynakları kullanma ve suistimal etme durumunu ortaya koyuyor. Ve tüm bunların arasında bugüne işlemiş bilinmezlikler ve tehditler kaşısında artan korku ve güvensizliğimizle, suç ortaklığımıza vurgu yapıyor.