Damián Ortega'nın Oyun Zamanı

05-10-2017

Londra'nın Bermondsey bölgesinde bulunun White Cube Gallery, ismini modern dönem eserlerin galerilerde sergilendiği beyaz odacıklardan (white cube/beyaz küp) alıyor. 2011 yılında açılan galerinin, üç büyük sergi alanından birinde Damián Ortega'nın 27 Eylül'de açılan “Play Time (Oyun Zamanı)” isimli sergisini görüyorsunuz.

Ortega'nın bu canlı sergisini, sanatçının kendi sözleriyle aktarmak istiyorum: “Bilim her şeyi bilmek istiyor... Sanat ise tam tersinin peşinde: öznellik, tek bir olgu, bireysel özelliklerin analizi, bağlamdaki gerçekler, kişisel deneyimler. Sanat, bir öğrenmeme süreci.” İşte bu cümle, “Sanat, bir öğrenmeme süreci”...

Damián Ortega'nın “Play Time” sergisinde bu öğrenmeme sürecinin, ne kadar da tatmin edici olduğunu görmek mümkün. Sanatçı, bu dev sergisi için şans, oyun, kozmoloji ve soybilimi gibi bilgi sistemleri, bireysel dışavurum temaları çerçevesinde, geniş ölçekli enstalasyonlar, heykel ve iki boyutlu çalışmalar yaratmış.

Ortega'nın farklı form ve medyalarla çalıştığı işler, materyalin potansiyalini kullanarak, dinamizm ve enerjinin hareketsiz objelerin içinde ikamet etmesini sağlıyor. Bu açıdan White Cube Gallery'de ziyaret ettiğim Cerith Wyn Evans'ın sergisi ile de benzeşiyorlar. Ortega'nın sergisinde de Evans'daki gibi bir 'enerji akışı' görmek mümkün.

Damián Ortega, yarattığı eserlerdeki bitmemişliğin tadını çıkararak, ham kaliteyi kucaklıyor, tesadüf ve hata gibi kontrol dışı yaklaşımlardan kaçınmıyor. Serginin, ismini Fransız yönetmen Jacques Tati'nin “Play Time” filminden aldığını bilmek de ayrı bir zevk. Ortega, içerik kadar alt metinlere de yoğunlaşıyor, dijital bilgi çağında yaşadığımız bu dönemde, nasıl oluyor da anlamı taşıyanın düzensizlikler ve kusurlar olduğunu inceliyor. Ekonomi, kültür, takas gibi sistemlerin izini sürüyor. Beton ve kil gibi sembolik materyallerin, içlerinde sakladıkları olasılık ve limitleri keşfediyor. Ben de sanatçının bu keşif yolculuğuna dahil olan şanslı insanlardanım.

“Perceptual Constellation (Algısal Takımyıldız)” isimli çalışmasında, farklı boyutlardaki parlak beyaz kil topları, yerde güneş sistemi gibi dizerken; “Variable Schema (Değişken Şema)”da farklı boyutlardaki topları ikiye bölerek yeniden birleştiriyor. Biçimsel bir yapı içerisinde, çarpıklık veya 'başı boş' unsurlar gibi görünen düzensiz küreler yaratıyor.

Haber: Nazlı Keçili

Galeri
Galeri
Galeri
Galeri
Galeri
Galeri
Galeri
Galeri