Frieze'in Ardından II: Satışlar ve Dikkat Çekenler

12-10-2017

Frieze'in bitmesiyle, sanat çevresinde olumlu olumsuz eleştiriler de başladı. Ağırlıklı olarak pozitif yansımalar olduğunu önceki yazımda olduğu gibi yine söyleyelim. Feminist sanatçılar ve eserleri bilhassa öne çıkan ve beğenilen işler oldu. Fuarda konuşma yapan Marina Abramovic'in La Duree ile birlikte kendine has bir lezzete sahip olarak çıkardığı makaronları pek sempatik bulunmadı.

Gavin Brown'un Blue Chip özgüveni, cool tarafıyla birleştiren sahibi Mark Leckey ve sanatçıları Thomas Bayrle, Jonathan Horowitz, Joan Jonas, Arthur Jafa'nın işleri, Timothy Taylor Gallery'nin 81 yaşındaki Meksikalı sanatçısı Eduardo Terazas'ın galeriye özel 23 iş ve dekor üretmesi, Çin menşeili Shanghart Gallery'nin sanatçı Liang Shaoji'nin ipek kozasından 1989 yılında yaratmaya başladığı ve farklı mekanlarda gösterdiği başkalaşımı sunduğu insanüstü eserleri, Madrid merkezli galeri Travesia Cuatro'nun İspanyol, Meksikalı ve Kolombiyalı sanatçılarının, İngiliz sanatçı Billingham'ın duvarkağıdı üzerine yaptıkları eserler beğenilenler arasındaydı.

Frieze'in en enteresan boothlarına gelince; Oslo Gallery'de yer alan sanatçı Than Hussein Clarkson'un enstalasyonu oldukça enteresandı. Sanatseverler, fuarı gezerken bir kıyafet provasına davet edildiler. Alınan ölçüler Frieze'den sonra sanatçı tarafından lüks tuvaletler halinde el yapımı olarak hazırlanacak. Fiyatlar ise 10.000 Euro'dan başlıyor.

Galerie Thaddaeus Ropac, George Orwell'ın bu ocak ayı Amazon'da yine en çok satanlar listesine giren 1984 romanını başlangıç noktası olarak almıştı. İngiliz yazarın anlattığı distopyaya karşı Robert Mapplethorn, Andy Warhol, George Baseltz gibi sanatçıların işlerini sundu...

Marian Goodman Gallery'de her zaman ki gibi cazibe merkeziydi. Bu sefer de Hiroshi Sugimoto'nun muhteşem deniz fotoğrafları, Guiseppe Penone'nin gül dikenlerinden yaptığı, uzaklaştıkça kendi gözlerinin belirdiği büyüleyici tablo, Leonar Altunes'in metrelerce bronz sarkıklardan oluşan tablosu ve Christina Iglesia'nın “Under The Surface” adlı çeşmesi dikkat çekici kılmıştı galeriyi.

Frieze Sculpture Park'ın haşmetli alanında Galerie Kamel Mennour'un Polonyalı sanatçısı Alicja Kwade'ın 3 boyutlu heykelleri karşımıza çıkıyordu.

Sex Work Section bölümünden Richard Saltoun Gallery'de sansüre uğrayan, Avusturyalı feminist sanatçı Renato Bertlman'ın meşhur kaktüsleri vardı. Bu kaktüstlerin üzerine dildo yerleştirilmesi ve penise yoğunlaşması sadece eleştirmenlerden değil, feminist sanatçılardan da tepki gördü. Sergide Katolik tarzı kutsal bir kart üzerine, seks oyuncağı resmi yerleştirip altına bağış kutusu koyması da cabasıydı. Keyifli kısmı; kutuya 1 pound bağış yapanlara görselin baskısı çıkmasıydı.

Emanuel Layr Gallery, sanatçı Reynard Bevoir'ın daha önce Belçika Wiels'de yaptığı bir enstalastyonun yeni versiyonuyla fuarda yerini almıştı. Aktivist sanatçının enstalasyonu, müze çalışanı ve küratör yazılı kıyafetlerle cansız mankenlerden oluşuşuyordu. Goodman Gallery ve Galerie Lelong'da Şilili sanatçı Alfredo Jaar'ın henüz çocukken tecrübe ettiği 1973 Şili darbesinin, sanatçının hayatını nasıl etkilediğini anlatan bir seri ele alınıyordu.

Gelelim Frieze Masters'a... İsmi üzerinde gerçekten ustaların showuydu. Özellikle büyüklerimiz “ne varsa eskilerde var” derler ya, bu cümle Frieze Masters'ı güzel anlatıyor. Yaşanmışlık, sanatçıların özgeçmişleri, tecrübeleri, tarih, kültür, dönem ve bütün sosyolojik/siyasi olaylar üzerlerine binince eski eserlerin anlam ve değerleri iyice artıyor.

6 yıldır yapılmakta olan Frieze Masters, 2000 yılına kadar yapılmış işlerle 130 tarihi ve modern galerinin yer aldığı bir sanat cenneti olma vasfını taşıyor her yıl. Bu yıl da farklı değildi. Boothlar arası dolaşırken, iki adımda bir sizi çeken bir şeyler oluyordu. Büyüleyici, komik, ihtişamlı, müstehcen... Eski hatta daha da eski... Çarmıha gerilme döneminden eski Mısır'a, kuşlarla özdeşleşen tanrılardan, Brancusi'yi bile kıskandıracak Kikladik idollere, çok geniş bir yelpaze mevcuttu. Barcusi, Basquiat, Louise Bourgeois, George Baselitz oldukça fazlaydı. Joseph Beuys'un çıplak kadınları iddialıydı. Tıpkı, iskeletleri sigara içerken çizmesiyle meşhur, efsanevi Japon ressam Kawanabe Kyosai'nin monk ve acalyteleri çizdiği pornografik serileri gibi...

M.Ö. 400 ve M.S. 1500 yılları arasında Andean dokumalar, George E. Ohr'un eğlenceli seramikleri, Magritte, Gustavo Moreou, Mondrian'lar gözden kaçmıyordu. Bu yıl Frieze Masters'da aynı kültür ve dönemden olmayan bir çok şey birlikte sergilenmişti. Nikki de Saint Phalle'in 1990 yapımı Horus isimli tahrı ve eski Mısır'dan bir lahit aynı yerde sergilenmekteydi. Artık küratoryal bir klişe olan bu yakınlaşmalar normal karşılanıyor dememe gerek yok sanırım. Gallery Ulrich Fiedler matbaanın geçmiş günlerinden, 1925 yılından bir satış kataloğu sergiliyordu ki tam bir şaheserdi.

Benjamin Spademan'ın dönemin Picasso, Matisse, Lautrec gibi meşhur sanatçılarının bir açılış yazısının ve ufak bir çiziminin bulunduğu yüzyıllık nadir kitapları bence çok değerliydi ve önemliydi. Bunların fiyatlarıyla ilgili bir bilgilendirme verecek olursam; Henry Moore'un yazdığı ve bir kadın figürü çizdiği kitabın fiyatı 4500 pound'du.

Pek çok ülkede olduğu gibi İngiltere'de de karışıklık yaratan politik çalkantıların, Frieze Haftası'nda gözle görülür bir etki yaratmamış olması sanat piyasasına derin bir nefes aldırdı. Gelelim satışlara;

Lévy Gorvy'nin Frieze Masters'daki bölümünde çoğu eser 1 Milyon Dolar altına satılırken, Alexander Calder'ın heykeli bir istisna yaratarak 1.9 Milyon $'a satıldı. Lévy Gorvy bölümündeki eserlerin çoğu kağıt üzerine çalışmalardı. Galerinin kurucularından Dominique Lévy “daha büyük, her zaman daha iyi değildir ve kağıt, her zaman ön çalışma anlamına gelmez” sözleriyle, bu seneki eser seçkilerini açıkladı. Lévy Gordy Galeri, Calder'ın heykeli, Frank Stella'nın kağıt üzerine çalışması, Agnes Martin'in “Devotion no.1” eseri dahil olmak üzere, ilk günden beş satış yaptı.

Londra galerilerinden Alison Jacques de benzer bir yaklaşım izleyerek, geniş bir eser seçkisi ile farklı fiyat aralıkları sunarak, ağırlıklı olarak fotoğraf çalışmalarına yer verdi. Bu yaklaşım da karşılığını almış olacak ki, bölümü ziyaret edenlerin arasında “Ne kaldı?” gibi diyaloglara tanık olundu.

Jacques, her biri 28.000 £'dan birkaç adet Juergen Teller fotoğrafı ile toplam 50.000 £'dan iki adet Roy Oxlade resmi, 50.000€ - 150.000€'luk fiyat aralığı ile bir grup Maria Bartuszova işi, Dorothea Tanning'in iki tablosunu da 220.000$ ve 80.000$'a sattı. Sheila Hicks'in kırmızı-turuncu panel çalışması ise 150.000$'a elden çıkarıldı.

Uluslararası yöneticisi Alex Logsdail, bu yıl 50. yıl dönümünü kutlayan Lisson Gallery'nin standında, 10 ile 12 eserin önizleme gününün ilk birkaç saatinde satıldığını ve Laure Prouvost'un “Metal Woman Looking Higher” eserinin 21.000$ ile geniş bir fiyat aralığının geçtiğini söyledi. Logsdail'e göre Brexit gibi politik meseleler, İngiltere sanat piyasasına etki ettiyse bile, bunu henüz ölçebilmenin imkanı yok. Lisson Gallery, Daniel Buren'ın kanvas çalışmasını 350.000$'a satarken, Leon Polk Smith'in “Constellation E” (1968) eserini de 250.000$'a sattı.

Jeff Koons gibi ünlü sanatçılar, Frieze'de bir kez daha çok talep görenler arasındaydı. Koons'un “Gazing Ball” çalışması 2.75 Milyon $'a satılırken, Oscar Murillo'nun “Himalayan Streamers”ı 400.000$'a ve Luc Tuymans'ın “Baroque” çalışması 900.000$'a satıldı.

Frieze Masters'da ise, genelde olduğu gibi, satışlar Frieze London'a göre daha yavaştı. Frieze Masters'ın, geçmişin usta sanatçılarının eserlerini çok yüksek ücretlere markete çıkarması nedeniyle, satışları Frieze London'a göre çok daha az olmakta. Yine de bu yıl, Masters bölümünde de dikkate değer satışlar gerçekleşti. Robert Rauschenberg'ün “Thunderhead (Spread)” 1 Milyon $'dan yüksek bir ücrete satılırken, Josef Albers'ın resimlerinden bir tanesi 2 Milyon $'a yeni sahibinin oldu.

Thaddeus Ropac Gallery, hem Frieze Masters'da hem de Frieze London'da yer aldı. Ropac, Rauschenberg'in “Glut in Jest”ini 1.1 Milyon $'a ve “Orange Squeeze”ini de 1.5 Milyon $'a sattı. Sigmar Polke'nin “Laterna Magica” (1988/96) eseri 2.5 Milyon $'a, Georg Baselitz'in heykeli 1.1 Milyon €'a ve genç İngiliz sanatçı Oliver Beer ait bir eseri de 35.000£'a satıldı.

Frieze Masters'da Martin Kippenberg'in ve George Condo'nun tarihi çizimlerini 300.000$ ve 350.000$'a satan Skarstedt Gallery'nin Londra yöneticisi Bona Colonna Montagu, Frieze'in müze gibi bir fuar olduğu konusundaki övgülerini sundu. Yalnızca bir müze veya galeri gibi eserleri görmeye de gelebilirsiniz, tamamen ticari amaçla da ziyaret edebilirsiniz. 

HABER: NAZLI KEÇİLİ

 

 

 

 

Kaynak: https://www.artsy.net/article/artsy-editorial-sold-frieze-london-frieze-masters