Sylvia Plath'ın Aşk Mektupları Ortaya Çıktı

26-09-2017

Sylvia Plath ve Ted Hughes, 20. yüzyılın en havai ve merak uyandırıcı evliliklerinden birine sahipti. Bir kitapta yayımlanarak ortaya çıkan Sylvia Plath'e ait 15 yeni mektup, The Bell Jar'ın yazarının Ted Hughes'a karşı gerçekte neler hissetmiş olduğunu içsel bir şekilde sunuyor. Hughes, Plath'ın hayranları tarafından, yazarın 1963 yılında, 30 yaşındayken intiharına sebep olmakla suçlanıyordu.

Bu yeni mektuplar bir şeyi açıkça ortaya koydu: Plath, 1956'da şair kocasıyla tanıştığı andan itibaren, Hughes'a umutsuzca ve belki de tehlikeli bir şekilde aşıktı. Sylvia Plath bir mektubunda şu şekilde yazmış: “Eğer sana bir şey olursa, kendimi öldürürüm...” Bir başka mektubunda ise duygularını şu sözlerle aktarmış: “Bazı mistlik birleşimlerle tek bir beden haline geldiğimize inanıyorum. Sensiz ben hastayım, bedenen hastayım. Ağlıyorum, kafamı yere dayıyorum, boğuluyorum, yemekten, uyumaktan veya yatmaktan nefret ediyorum... Bir tür ölümü yaşıyorum...”

Mektupların tarihlerine göre, Plath, ayrılıklarından itibaren Hughes'a üç hafta boyunca her gün yazmış. Çiftin çocuklarından Frieda Hughes, mektupları 1968 yılından beri özel bir koleksiyonda saklamış. Frieda Hughes'ın kitabın önsözünde belirttiğine göre; ilişkilerini çevreleyen olumsuzluklara rağmen, babası annesinin en büyük şampiyonuydu. “Annemin, okuyucuların dikkatini çekme nedeninin babam olduğunu düşünmüşümdür çünkü evliliklerinin sona ermesine rağmen annemin çalışmalarını ve anılarını, Ariel'i yayımlayarak onurlandırdı. Ariel, ölümünün ardından annemi, halkın bilincine yerleştiren şiirlerdendi. Babam, annemin yeteneklerini belki de herkesten daha çok takdir etmiş ve olağanüstü olarak görmüştür. Ariel olmadan, annemin edebi dehası sonsuza dek fark edilmeden kaybolabilirdi. Her ne kadar, annemin eserinin hak ettiği ilgiyi aldığından emin olsa da, babam hayatının geri kalanında, kendisine karşı başlatılan bu kınama tarafından lanetlenmiş oldu.”

Plath'ın psikiyatristine gönderdiği, Hughes'ın kendisine duygusal ve fiziksel olarak kötü muamele ettiğini anlattığı mektuplar nedeniyle, Hughes'ın üzerindeki suçlamalar da bu yılın başında artmıştı. Plath, 1961 yılında, ikinci çocuklarını hamilelik sırasında düşürmesinden kısa bir süre önce, Hughes'ın, kendisini fiziksel olarak istismar ettiğini ileri sürmüş. Plath, bu mektupların bir diğerinde de, birlikte olmaya başlamalarından bir ay sonra, Hughes'ın, kendisine ölmesini dilediğini söylediğini belirtmiş. Bu mektuplarda, Hughes'ın, Assia Wevilll isimli bir komşusuyla Haziran 1962'de Plath'ı aldattığından da bahsediliyor.

Plath, bu yılın başında basılan “These Ghostly Archives” kitabıyla ortaya çıkarılan mektuplar, fotoğraflar, şiirler ve el yazmaları ile birlikte bir yeniden doğuş yaşayacağa benziyor. Gelecek yıl ise, yazarın aynı adlı romanından esinlenen ve başrolünü Dakota Fanning'in üstlendiği, “Bell Jar” isimli film vizyona girecek.